Skip to content
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color grey color

Risale-i Nur Akademisi

Bayram Tebriği

Durmuş GÖKTEKİN
Ramazan ayında oruçlarını tutan, kulluk vazifesini yapan şimdi bayram yapacak. Pek çok Müslüman hiç aklına gelmeyen nedenlerle bayrama kavuşamamış olabilir. Biz de, Kaderin takdiriyle bayramı yaşayanlardan oluruz İnşallah. Her şey O’nun emriyle olmakta, her şeye O, hükmetmektedir. İnsanı dünyaya bir vazife ile göndermiştir. Verilen vazifeyi ne kadar yapıp yapmadığımızı sorgulayacak olan da O’dur. Çağrıldığında kimse gitmem diyemediği gibi, dünyaya gelirken de kendi isteğiyle gelmemiştir insan. Gelirken de giderken kendi isteğimiz mevzubahis olmuyor. Gönderiliyoruz ve dünyada…     Devamı...

Oruçla Yenilenelim

Durmuş GÖKTEKİN
İnanların hasretle beklediği Ramazan ayı geldi. Sevgilisine kavuşacağı günü hasretle bekleyenler gibi biz de bu günü bekledik. Yarın sevgiliyle kucaklaşacağız. Bu gece sahur yaparak 01 Ağustos 2011 Pazartesi günü oruçla buluşacağız. Bizi kanatlandıran, üveyikler gibi semada uçuran oruçla buluşanları tebrik ediyorum. Bu kutlu buluşmanın bütün Müslümanlara hayırlı olmasını diliyorum. Fizik ve metafizik yönleriyle kendimizi oruca teslim edeceğiz. Huzur ve sükun bulacak, gönül dingilliğine, ruh zenginliğine ereceğiz İnşallah…

 Teslimiyette; emniyet, huzur, rahatlık ve kolaylık vardır. Bir…     Devamı...

Uyku ve Uyanıklık

 Durmuş GÖKTEKİN
 “Uyudun uyanamadın olacak.. Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında? / Bir namazlık saltanatın olacak; taht misali o musalla taşında.” Şair böyle demiş. Biz de deriz ki; uyutan,uyandırır,uyandıran hesaba çeker. Yaratan ve yaşatan insana uyku halini vermiştir. Uyku yarı ölümdür derler. Uyuyup uyanamamak ölüm demektir. Ölüm ebedi bir uyku değildir. Ölümsüzlüğün başlangıcıdır. Uyku halini veren, hiç uyanmamak üzere uyutmayacaktır. Dünyadaki fiziksel uykularımız bize ölümü talim ettirmektedir. Metafizik boyutta uyanık olmanın ip uçlarını veriyor. Fiziki uykudan uyandırılıyoruz,…     Devamı...

Renklerin Dili ve İnsanlar

 Durmuş GÖKTEKİN
Şu kainat nizamının merkezine insan oturtulmuştur. İnsan, Allah’a kulluk için yaratılmış, cennet ve cehennemin yol kavşağında durmaktadır. Bu kavşakta tercih hakkını kullanır, cennet veya cehenneme giden yoldan birini seçer.
Cehennem yolu siyah, cennet yolu beyazdır. İnsan dünyaya geldiğinde, bembeyaz ve temizdir. Akılbali (erginlik-yanlışı doğrudan, helalı-haramdan ayırma) yaşına gelinceye kadar bu böyle devam eder. O yaştan sonra saf ve temiz olan insan kendini günah kirleri ile kirletmeye başlar. Bedeni temizliğimizi su ve sabunla yaptığımız gibi, günah…     Devamı...

Ağustos Böceği İle Karınca

 Durmuş GÖKTEKİN
Soğuk bir kıştan sonra havalar ısınır, tabiat canlanır. Ağaçlar çiçek açar. Hayvanlar yuvalarından yeryüzüne çıkar. İlkbaharda her taraf yemyeşil olur. Dağlar, bağlar, ovalar yeniden hayat bulur. Bahar geçer, yaz gelir, artık yağmurlar durur. Güneş gülmeye başlar, rüzgarlar kesilir. Kırda, dağda her yerde ve herkeste bir hareket başlar. Hayatın içi dolar, bereket artar. Canlılar erken kalkar, koşuştururlar sağa sola. Durmadan çalışırlar, hep yiyecek ararlar. Hepsinde bir telaş, gece gündüz çalışır, durmadan yiyecek peşinden koşarlar. Kuşlar, böcekler…     Devamı...

Kavaid-i Usul-i İmaniye
Friday, 22 July 2011

M. Ali KAYA
Usul, amaca insanı ulaştıran ve gerçeği ortaya çıkaran, insanı yanlışlardan koruyan metotlardır. Yol olmadan hakka ulaşılamayacağı gibi, yol yapmadan da insanları hak ve hakikate sevk etmek mümkün olmaz. Bu nedenle yüce Allah hakka ve hidayete yol ile gidileceğini beyan etmiş ve “Bizi doğru yola hidayet et!” (Fatiha, 1:5) şeklinde dua etmemizi istemiş ve her gün beş vakit namazda en az kırk defa bu şekilde dua etme usulünü getirmiştir. Biz de istifade ettiğimiz Risale-i Nur külliyatından ve bilhassa “Mesnevi-i Nuriye” isimli eserinden “Usul-i İmaniyeye” yani “Usul-i Akaid ve Kelama” ait Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin keşfettiği ve ortaya koyduğu kuralları maddeler halinde çıkararak daha kolay istifade edilmesi arzusu ile bir araya getirdik. Sonra bunları kısaca açıklamaya çalıştık.   

1. Bir küll neye muhtaç ise cüz de ona muhtaçtır: Bir ağaç neye muhtaç ise bir tohumun da ona ihtiyacı vardır. Zira bir ağaç için hava, su, güneş, toprağa ihtiyaç olduğu gibi, bir tohum için de bunlara ihtiyaç vardır. Demek ağacın halıkı kim ise tohumun da yaratıcısı odur.
 

 
Fatiha ve Bakara Suresi İlk 100 Ayet
Tuesday, 12 July 2011

ZAFER KARLI   

FATİHA SURESİ

 

Fatiha; giriş, açış, başlangıç demektir. Bir bitki tohumu nasıl o bitkinin dallarını, yapraklarını, meyvelerini ve diğer özelliklerini özünde barındıran bir çekirdek programı ise, Fatiha da Kur’an-ı Kerim’in özü ve özetidir. Peygamberliğin ilk yıllarında indirilmiştir. Bütün olarak gönderilen ilk sure olup, yedi ayetten oluşmaktadır.

 

Ahmed b. Hanbel'in, Müsned'inde rivayet ettiğine göre, Übeyy b. Ka'b Fatiha sûresini Rasulullah (s.a.v.)'a okumuş, bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Nefsimi kudret elinde tutan Allah'a andolsun ki, bu okuduğunun bir benzeri ne Tevrat'ta, ne İncil'de, ne Zebur'da ve ne de Kur'an'da (bundan önce) indirilmiştir. O seb'ul-mesânî (tekrarlanan yedi âyet) ve bana ve­rilen yüce Kur'an'dır."

 
İyilik Yapmak ve İyilerle Olmak
Monday, 04 July 2011


M. Ali KAYA
İnsan akıl ve irade sahibi bir varlıktır. Aklının ve iradesinin sonucu olarak yaptıklarını kendine mal edebilir ve “benim işim” diye sahiplenebilir ve onunla övünmeye hakkı vardır. Ancak kendi iradesi ve aklının eseri olmayan ırkı, güzelliği ve kendi emeği olmayan şeylere sahiplenemez ve onlarla övünemez.

İnsanın yaptığı iyilikler onun kendi kazanımıdır. Bu nedenle iyilikte lezzet vardır. İyilik mutluluk ve huzur kaynağıdır. İyilik insanın kalbini rahatlatan ve insana huzur veren şeydir. Kötülük ise insanı rahatsız eden ve huzurunu kaçıran şeydir. Peygamberimiz (sav) “İyilik güzel huydur, kalbin rahat ettiği şeydir. Kötülük ise kalbin rahatsız olduğu ve halkın bilmesini istemediğin şeydir” (Müslim, Birr, 14-15) buyurmuşlardır. İyiliğin tadını alamayanların ruhu ıstırapla ve ömürleri sıkıntı ile doludur.

 
Neyi Merak Etmeliyiz?
Saturday, 02 July 2011

Meraksa, ilme hocadır. İhtiyaçtır terakkînin üstadı. Sözler : Lemeât s. 667

Bilirsin ki, en ziyâde insanı tahrik eden meraktır. Mektubat : On Dokuzuncu Mektup s.197

Hakaik-ı îmaniye, herşeyden evvel bu zamanda en birinci maksat olmak ve sair şeyler ikinci, üçüncü, dördüncü derecede kalmak; ve Risale-i Nur'la onlara hizmet etmek en birinci vazife ve medar-ı merak ve maksud-u bizzat olmak lazım iken... Beyanat ve Tenvirler s. 184

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuçlar 1 - 9 / 256

Son Yorumlar

Bediüzzaman ve Tarik...
Bu yazıyı yazdıktan sonra ibadetinde huşuyu ka...
Kavaid-i Usul-i İman...
Every body knows that men's life seems to be not v...
RUMİ TAKVİM VE TARİH...
Rûmî-Julien Târihlerin Mîlâdîye Çevrilmesin...
İNSAN OLMAK!
If you are willing to buy real estate, you will ha...
Renklerin Dili ve İn...
insanoglunun varlik aleminden alacagi cok dersler ...

Soru Cevap

Soru Cevap

Zİyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defteri

Giriş Formu






Şifrenizi mi kaybettiniz?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Akademi

Akademi

Dini Kavramlar

Soru Cevap Bölüm

web statistics