Skip to content
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color grey color

Risale-i Nur Akademisi

Çaldırmadan Satalım

Durmuş GÖKTEKİN
Maaşını aldı, cebine koydu. Kalabalık bir caddede evine gidiyordu.  Caddede, kalabalığın arasında yürürken iki genç birdenbire birbirleriyle yumruklaşmaya başladı. Biri; “ağabey kurtar” diye adama sarıldı. Diğer genç ona hücum etti. İkisi arasında kalan adam yardım edip kavga eden  gençleri ayırma gayretine girdi. Zayıf görünen kaçtı. Kuvvetli arkasından koştu. Adam; “velahavle çekerek evin yolunu tuttu. Eve girdi paraları hanıma teslim edecekti, elini cebine attı para yoktu. İçinden dışına doğru bir alev yalazı sardı tenini. Bir an…     Devamı...

Mutluluğun Önderi

Durmuş GÖKTEKİN
Dünyaya gelen her insan, kendini annesinin kucağında bulur. İlk tanıdığı insan annesidir. Annesi, onun için harika bir insandır. Her türlü üstün yeteneği anne ve babasında görür, onlarda bilir. Büyüdükçe başkalarını tanımaya başlar. Mevcut donanımları geliştikçe farklılıkları anlamaya çalışır. Tefrikler ve tercihler günden güne gelişir ve değişir. Aldığı eğitim ve öğrenimle bilgilerini ve tecrübelerini çoğaltır. Donanımı gelişmiş insanlardan bazılarını kendine örnek, model seçer. Bu seçimde şahsın öne çıkan tercihleri inancından başlar. Mizacı, yaşayış tarzı, aldığı öğrenim, eğitim  ve içinde bulunduğu…     Devamı...

Düşünmeyen Okumaz!

 Durmuş GÖKTEKİN
Kuyumcu dükkanında çalışan bir gence: “İsmimle internet’e gir, yazılarımı oradan okuyabilirsin” dedim. O genç: “İnternet’le işim olmaz. Ben okumayı sevmiyorum” dedi. Okul durumunu sordum: “Lise 1’den terk…” dedi. O zaman okumayı niçin sevmediğini anladım. Ona dedim; sen her gün yemek yiyerek mideni doyuruyor, yemeyi de seviyorsun değil mi? “Evet yiyorum ve seviyorum.” Peki yemek yiyerek ne yapmış oluyorsun? Mideni doyuruyor, beden varlığını devam ettiriyorsun. Bunu  Hayvanlar da yapıyor. Onlar da yiyerek beden varlıklarını devam ettiriyorlar.…     Devamı...

Nefsime Nasihat

Durmuş GÖKTEKİN
 İbadetlerinden zevk ve huzur duymak, bereket görmek istiyorsan, her türlü kul hakkından uzak durmalısın. Günahlar yapılan ibadetlerden duyulacak zevk ve huzuru engeller. Sahibinin yüzünde, gözünde, sözünde, özünde nur bırakmaz. Elindeki nimetlerin bereketini alıp götürür. Sağlık ve sıhhatini bozar. Günahlarda ısrar edenin beyni ve gönlü şeytanın yuvasına döner. Şeytan bu tipleri takip etmez. Çünkü onlar şeytanın arkasından gider. 

İşlenen her türlü günah, şeytanla yapılan yeni bir anlaşmadır. Şeytanın maskarası olmaktır. İnsanın kendine vurduğu…     Devamı...

Dün ve Bugün

Durmuş GÖKTEKİN
Yıllar geçti aradan, nimetler verdi Yaradan. Hayallerimizin ötesinde açtık gözlerimizi. Teknolojinin ve elektroniğin küçülttüğü bir dünyada bulduk kendimizi. İnsanlık, bu baş döndürücü gelişmeleri mutluluğa bağlayacaktı olmadı. Kumanda edemediği gelişmeler, hüsrana bağlandı.

Bizim kuşak çoğunuzun masal dünyasını yaşayarak geldi bugüne. Dünü yaşamayan bugünü anlayamaz. Dünü yaşayanlarla bugünü yaşayanlar harman olmuş, hayat sürüp gidiyor. Tam da bu durumda dünü ve bugünü karşılaştırmayı düşündüm. İsterseniz birlikte bir beyin jimnastiği yapalım.

 Muhatabım olan insan; anlatacaklarımın…     Devamı...

HAMELE-İ ARŞ MELEKLERİ
Salı, 26 Mayıs 2009
M. Ali KAYA
Arşı taşıyan melekler anlamında bir terimdir. Kur’ân-ı Kerim “Hamele-i Arş” olarak arşı taşıyan sekiz müekkel meleğin bulunduğunu bize haber vermektedir. Ahirette haşir meydanına Rabbin arşını taşıyan sekiz meleğin arşı yüklendiğini” (Hâkka, 69:16-17) ifade etmektedir. Bu ayet müteşâbihât-ı Kur’âniyedendir. Anlaşılması için te’vil ve tefsir edilmesi gerekir.

Kur’ân-ı Kerimin ilk müfessir-i azamı olan Peygamberimiz (sav) bir gün sahabelerine “Size arşı taşıyan meleklerden bahsetmem konusunda bana izin verildi. Onların her birisinin kulak memesi ile boynu arasındaki mesafe yedi yüz yıldır” (Ebu Davud, Sünnet, 18) buyurarak büyüklükleri konusunda fikir vermiştir. Tabii ki bu hadis de müteşabihattandır. İzah gerektirmektedir. Said b. Cübeyr (ra) “Arşı taşıyan melekler sekiz tanedir. Bunlara kerrubiyyun melekleri adı verilir” demiştir. Bu melekler Allah’a en yakın melekler olmalarından dolayı bu ismi almıştır. İbn-i Abbas (ra) bunların sekiz nevi olduğunu ifade etmiştir. (İbn-i Kesir, Tefsiru’l-Kur’âni’l-Azim, 8:239)
 
MÜNACAT
Pazartesi, 25 Mayıs 2009

Derleyen: ZAFER KARLI

"Yâ İlahî ve yâ Rabbî!" 
"Ey Vâcib’ül- Vücûd, ey Vâhid-i Ehad!"
Efendimiz Muhammed’e, onun âl ve Ashabına, ilmindeki varlıklar sayısınca ebedî salat ve selam eyle.

"Ey şiddet-i zuhurundan gizlenmiş ve ey azamet-i kibriyâsından ihtifâ etmiş olan Kadîr-i Zülcelâl, ey Kâdir-i Mutlak!"
Kalplerin tabibi ve ilacı, bedenlerin âfiyet ve şifâsı, gözlerin nuru ve ışığı olan Efendimiz Muhammed’e, onun âl ve Ashabına salat ve selam eyle.

"Ey Mutasarrıf-ı Fa’âl ve ey Feyyâz-ı Müteâl!"
"Ey Fa’âlün Limâ Yürîd!"
"Ey Kadîr-i Zülcelâl!"
"Ey arz ve semâvâtın Hâlık-ı Zülcelâlî!"
İmanın, ibadetin tadına erdikten sonra küfre, günaha saplanmaktan; Sen’in inayetinle hidayeti bulduktan sonra dalâlet çukurlarına yuvarlanmaktan; İslam’a intisap ederek şeref kazandıktan sonra onun dışında başka yollara düşüp alçalmaktan; izzetten sonra zillete dûçar kalmaktan ve hak ve hakîkati kabul ettikten sonra rızana ve emirlerine aykırı tavır ve davranışlara girmekten Sana sığınıyoruz.

 
HAKİKAT-İ MUHAMMEDİYE
Pazartesi, 25 Mayıs 2009

M. Ali KAYA
Hz. Peygamberin (sav) insanlığa getirmiş olduğu hakikatlerin tümüne birden verilen isimdir. Mutasavvıflar ise peygamberimizin (sav) şeriatın zahirini ifade eden hakikatleri ve oluşturduğu manevi şahsiyeti bâtında aramışlar ve gizemli bir suret vermişlerdir. Yüce Allah mahlûkatı yaratmadan önce “Hakikat-i Muhammediye” denilen İslam Şeriatının esaslarını yaratmış ve bütün varlıkları bu hakikatleri ifade eder ve kabul edebilir kabiliyette yaratmıştır. Âlemin yaratılmasının amacı ve sebebi bu hakikatlerdir.

Hakikat-i Muhammediye peygamberimizin (sav) manevi şahsiyetini ifade etmek için kullanılan bir deyimdir. Bu tabiri ilk kullanan Sehl b. Abdullah Tüsterî’dir. (v.283/896) Sel b. Abdullah (ks) ilk olarak yüce Allah’ın Hz. Muhammed’in manevi şahsiyeti olan “hakikat-i Muhammediyeyi” kendi nurundan yarattığını ifade etmiştir. Bu görüşü Muhiddin-i Arabî ve Abdülkerim El-Cilî tarafından en güzel bir şekilde açıklanmış ve yorumlanmıştır. Muhiddin-i Arabi, Füsûs-u Hikem isimli eserinde “Hakikat-i Muhammediye Vücûd-u Mutlakın taayyün ettiği ilk mertebe olarak açıklanmış ve ehadiyet-i ilahiye bu taayyün ile vâhidiyete dönüşmüştür” demektedir.
 

 
TEVHİDİN PENCERESİNDEN BİRİNCİ SÖZE BAKIŞ
Cumartesi, 23 Mayıs 2009

Zafer KARLI
Mütekellim-i Ezeli (c.c.) Kur’an’ında bize kendini tanıtırken ders verdiği ana maksatların en büyüğü tevhiddir.Kur'an-ı Kerîm'in temel misyonu, insanları yaratıklara tapmaktan kurtarıp sadece Allah'a kul yapmaktır. İnsanın Allah'ı bir bilmesi, O'ndan başka tanrı tanımaması tevhîd, sadece Allah'a tapması, O'nun buyruklarına tam anlamıyla teslim olması ise İslâm'dır. İslâm, tevhîdi gerçekleştirme dinî olduğundan, İslâm'ı doğal sadeliğine kavuşturmak üzere gelmiş olan Kur'ân'ın ana konusu tevhîddir.1  Hz. Ali şöyle der :“Kur’an da olan bütün sırlar ise besmelededir.”2 Kur'an'ın en yüksek maksadı tevhid olduğu için Hz. Ali'nin bu sözüyle besmelenin içerdiği en yüksek anlam hazinesinin de tevhid olduğunu anlıyoruz.

 İnanan insanın fiillerine başlangıç için en yaygın olarak kullandığı ifade, geçmişte olduğu gibi günümüzde de “besmele” dir. Kur’an’ın nazil olduğu dönemde paganist Araplar fiillerine tapındıkları putlar adına başlamakta ve fiillerini onlar adına yapmaktaydılar.Bu yapı karşısında, inananların da fiillerine başlarken besmeleyi okumaları uygun görülmüş ve hatta emredilmiştir.3 Bediüzzaman Hazretleri de besmelede şirki reddeden ve tevhidi gösteren anlama  “Binaenaleyh, her bir nimetin bidayetinde, mü'min olan kimse besmeleyi okusun. Ve o nimetin Allah'tan olduğunu kastetmekle, kendisi ancak Allah'ın ismiyle, Allah'ın hesabına aldığını bilerek, Allah'a minnet ve şükranla mukabelede bulunsun.”4  cümleleri ile işaret eder.

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuçlar 64 - 72 / 164

Giriş Formu






Şifrenizi mi kaybettiniz?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Akademi

Akademi

Dini Kavramlar

Soru Cevap Bölüm

RSS Aboneliği


web statistics