|
Ruhsal Hayatımızı Geliştirmeli |
|
|
|
|
Wednesday, 15 April 2009 |
|
Durmuş GÖKTEKİN
Hiçbirimiz sadece fiziksel bedenden ibaret değiliz. Günlük hayatta kendilerini sadece bedenden ibaret sayanlar, bu kadar acıya maruz kaldıklarına neden şaşıp kalmaktadırlar. İnsanın bir de ruhu vardır. Ruh, geçici olarak beden kafesinde barınmaktadır. Bedenimize itina ile bakıp besliyoruz. Ama ruhumuza aynı önemi göstermeyiz. Geçici bir şeye yatırım yaptığımızın farkında olmadan ona çok dikkat ediyoruz. Halbuki beden bizi terk edip gidecektir. Baki olan ruhumuzdur. Ona önem vermeliyiz. Fıtratına uygun olarak olgunlaştırmalıyız. Bedenin gıdası; yeyip içmektir, çalışmaktır. Ruhun gıdası; Allah’ın emrettiklerini yapmak, yasak ettiklerinden kaçmaktır. Ruh ve beden doğumdan ölüme kadar, dünya aleminde eğitim ve öğretimle ahiret hayatına hazırlanır.
Kendimizi kusurlardan arındırdıkça dünyada cennet havasında yaşar, geleceğin ışık belirtilerini görebiliriz. Bunları yapmak için kâinatı insanlarla birlikte bir bütün olarak görmeliyiz. İçimizden geçen her türlü kötülüğü atmalıyız. Sadece nefsimizle savaş halinde olmalıyız.
Karada, denizde, ve havada çalışan taşıt araçlarına binip inenler ne ise insan da dünyada odur. Bu araçlara binenler vakti saati gelince inerler. Yeni doğanlar binenlerdir. Ölenler inenlerdir. Ana rahmine düşen çocuk doğmak için bekler. Dünyaya gelen de ölmek için yaşar ve bir müddet yolculuk yapar. Yolcuya verilecek makam, mevki yolcuda bir şey değiştirmez. Onlar kalıcı olana layıktır. Kalıcı olan ruhtur. Onu yüceltmek, olgunlaştırmak önemlidir. Ne şehirler, ne medeniyetler, ne imparatorluklar gelmiş geçmiş dünyadan. Hayalen tarihte bir seyahate çıkınız. Neler göreceksiniz, bir bakın! Hiçbir şey baki değildir. Baki olan ruhtur. Dünyada ruh ve beden birlikte ahirete ehil hale gelecektir.
Her iş niyetle yapılır. Niyete bağlı olmayan bir şey yoktur. Niyet otobandaki trafik levhalarına benzer. Otobanda trafik levhalarına bakarak gideceğimiz yolu seçmemiz şarttır. Aksi halde seçim yapmadan gideceğimiz yol bizi menzile ulaştırmaz. Kalbimizden geçen niyet ve tercihlerimiz dahi bize sevap kazandırır. Yol levhasını doğru seçmeyen ruhuna ihanet eder. Ahirette felakete uğrar. Ruhumuza düşmanlık etmeyelim. Donanımlarımızı, yaratılış gayeleri istikametinde kullanalım ki içimiz dışımıza ters düşmemiş olsun. Bu husus insanın tekamülü için çok önemlidir. Buna halk dilinde “içi dışı bir olmak” denir. Kalbin söylediğini dil tekrar etmeli, ayak oraya gitmeli, el yapmalı. Maddi manevi donanımlarımız balansta olmalıdır. Ruhumuza vereceğimiz hizmetler bedenimize vereceğimiz hizmetlerden çok daha fazla olmalıdır.
Dünyada yaptığımız iyiliklerin faydasını hem dünyada hem de ahiret göreceğiz. Baki olan ruhsal hayatımızı geliştirmeliyiz .
|