|
Durmuş GÖKTEKİN
Evlenme çağına gelmiş, ruh ve beden sağlığı yerinde olan her Müslüman erkek ve kadın evlenmelidir. Bu iş hem insani hem de İslami bir vecibedir. Bu kutsi görev helal şekilde başlamalı, helal şekilde bitirilmeli ve helal şekilde devam etmelidir. Evlilik insan hayatının en önemli dönemlerinden biridir. Evlilik uzun ince bir yolculuktur. Bu hayırlı yolculukta pek çok engeller çıkabilir. Eşler bu engelleri beraber aşmalı ve yapacakları yolculuğu kendilerine mutluluk yolculuğu yapmalıdır. Hiçbir zaman birbirlerine karşı “Nereden çıktım seninle bu yolculuğa” dememelidir.
İnsanlar mutlu olmak için evlenirler. Evlenen insan bir bütün olur, ikisi birbirini tamamlar. Bir elmanın yarısı erkek, yarısı kadındır. İki yarım bir araya geldiğinde mutluluk meyvesi olur. O meyvenin tadıyla hayallerindeki mutluluğa erişirler.
Bugünkü evliliklerde bunu görmek ne kadar zor değil mi? Bu beklentiyi evlilikte ve ailede bulmak bir hayli zorlaştı. İlk günlerde birbirlerine doyanlar, gerçekle yüz yüze geldiklerinde bedensel birlikteliğin ötesinde, hayatlarında bir boşluğun olduğunu fark ederler. Onların neler olduğunu ve nasıl elde edileceğini de bilirler. Fakat bildikleri şeyi yapamazlar. Çünkü herkesin nefsi önüne bir dağ gibi dikilir. İnsanın bildiğini hayata geçirememesi kadar kötü bir şey, düşünemiyorum. İsterseniz deneyin. Elinize bir kağıt kalem alınız. Bildiğiniz 10 haram, 10 da helal şey yazınız. Bunlardan kaçını yapıyor, kaçını yapamıyorsunuz. Böylece bir sonuca gitmeye çalışınız. 10’da kaç haramı terk edebiliyor, kaç helalı yapabiliyorsunuz.
Genelde evliliğe, hele bir evlenelim de deneyerek doğruyu buluruz anlayışıyla başlamak yanlıştır. Denedin olmadı. Yık, yeniden bir daha yap. Her şey her kalıba uymaz. İnsan hayatının ciddi bir kurumunu yap boz tahtasına çevirmemelidir. Hayatı kendimize çekilmez etmemeliyiz.
İnsanlar, bir işi yapabilmek için, aylarca hatta senelerce onun kursuna, öğrenimine devam ediyor ve temel bilgiler alıyor. Mesela bir doktor 6 yıl üniversitede okuyor. Sonra bilmem kaç yıl ihtisas eğitimi yaparak uzmanlaşıyor. Trafikte araba kullanmak için aylarca ders görüyor, eğitim alıyor.
Bir ömür birlikte yaşanacak eşler seçilirken kim ne öğrenmiş ne biliyor? İki insanın birlikte yaşama sorumluluğu hakkında elde ettiği bir bilgi var mıdır? Evlenince sürekli zevk sefa yapılacağı mı düşünülüyor? Hayat filmlerdeki, resimlerdeki gibi değildir.
Deneme yanılmayla ne kadar vakit geçireceksiniz? Kayıp ve kazanımlarınız ne olacak, hiç düşündünüz mü? Olmadı yollarımızı ayıralım mı diyeceksiniz?
İki genç insan, baş başa kalıp her zorluğu kendileri çözmeye çalışacak. Çoğu zaman basit meselelerin içinden çıkamayacak ve ciddi sıkıntılar yaşayacaklardır.
Geçmişte genç evliler aile büyüklerinin koruması altında bulunurlardı. Basit meseleler aile büyükleri tarafından halledilirdi. Şimdi iki toy insan bir damla suda boğulabiliyor. Nalın yontmanın bile bir usulü var. Zamanımızda evlilik hayatının bir usulü, bir ilmi olmayacak mı? Bence çözümsüz problem yoktur. Bilinmeyen formül vardır.
Eşler…birbirinizden kaçmayın, aranızdaki mesafe su geçirmeyecek kadar yapışık olsun. İşiniz olabilir, eşinizin olduğunu unutmayın. İşinizle değil, eşinizle evlisiniz. Bunu asla unutmayın. Yoksa ihmal edilen taraf ihmal etmeyeceğini düşündüğü birini aramaya başlar. Kadın erkeğine kadınlığını, erkek hanımına erkekliğini mutlaka iyi kullanmalıdır. Kendi bahçesine iyi bakmayanın gözü dışarıda olur. Yanlış yaparak yanlışa düşülmemeli. İnsana en yakın eşidir. Eşler birbirinin elini bırakmamalıdır.
|