|
Durmuş GÖKTEKİN
Çaresizler, dönüp kendinize bakın çare sizsiniz. Çareyi yanlış yerlerde aramayın! Çare içinizdedir. Nasıl ki her derdin bir dermanı varsa çaresizliğin dermanı da sizdedir. Şayet mutlak manada çaresizlik olsaydı, çare yaratılmazdı. Ölümün zıddı hayattır. Ölümsüz bir hayat, bir fidan gibi toprağa gömüldüğümüz mezarlıklarda başlar.
İnsan, Allah nezdinde acizdir, çaresizdir. Hemcinsine ve eşyaya karşı daima çare üretebilecek kabiliyettedir. Dünya sebepler âlemidir. Her sebep bir şeyin çaresi veya dermanıdır. Çaresizlik bir atalettir. Ataletten kurtulmak harekete bağlıdır. Fikren veya fiilen yapacağınız hareket, çaresizliğin veya derdin dermanını bulmaya atılan ilk adımdır.
Size çare olacakları seçerken bir şeyi hep birinci sırada tutmalısınız. O da anne ve babanızdır. Onlardan sonrakiler, nesep itibariyle de olsa yedekte kalanlardır. İnsanlar, ortak paydalarda bir araya gelmeleri halinde; dost ve arkadaş olabilirler. Kursta, derste, askerde, işte birlikte olduğunuz kimselerle yollarınız ayrıldığında dostluk ve arkadaşlık körelmeye başlar. Tuzunuz kuru iken herkes size dosttur, arkadaştır. Çareye ve dermana ciddi şekilde muhtaç olduğunuzda, yanınızda yalnız iki kişiyi bulursunuz. Anneniz veya babanız! Diğerlerinin timsah gözyaşlarını seyredersiniz. Ailenizden gayrisi çıkar amaçlıdır. Yalnız aileniz bundan muaftır. Onların size hiç ihtiyaçları yoktur. Her zaman yanınızda size ihtiyaçları varmış gibi davranırlar. Çünkü sevgi karşılıksızdır, çıkarsızdır.
Dostluklar zaman geçirme amaçlıdır. Çıkarlar ve amaçlar değişince her şey biter. Fakat hayat devam eder. Gerçekler bunu gösteriyor.
Çare, doğru sebeplerdir. Doğruların zıddını takip ederseniz çareleri tüketir, çaresizliğe düşersiniz. Mesela; yorganınız 150 santim, siz 180 santim boyundasınız. Ayağınızı yorganınıza göre uzatmazsanız ayağınız açıkta kalır. Ayağınızı yorganınıza göre uzatmalısınız ki zarar görmeyesiniz. Uzatırsanız sizi kim çaresizliğe itmiş olur?
Geliriniz 1000 lira. Giderinizi 1500 lira yaparsanız size kim çare olabilir ki? O zaman çaresizliğe sizi birisi mi itmiş olur? Borçlarınızı borçla ödemeye başladıysanız size çaresizlik havadan mı bulaştı? Keyfini hiç bozmak istemeyenlerindir çaresizlik. Doktorun verdiği ilaçları kullanmayan hasta çaresizlikten bahsederse ona kim inanır?
Hayal edilen hayatı yaşamak mümkün mü? Peşin yaşayanla veresiye yaşayan aynı kategoriye mi girmeli? Çarelerimiz imkânlarımız kadardır. İmkânlarını aşanların çaresizlikten şikâyet etmeye hakları yoktur. Koyun beyniyle insan beyni arasında fizyolojik olarak bir fark yoktur. Ama işlevleri bakımından farklı olduğunu görürüz.
Koyun su içer, ot yer. Fakat helal mi, haram mı olduğunu bilmez. Ama insan öyle mi?
Koyunlar nikâh bilmez, insanlar medenice bir eşle nikâhlanırlar. Koyunlar çareyi ve çaresizliği bilmezler. Önüne koyduğunuz yiyecekleri bir anda yiyip bitirebilirler. Hayvanlar için tek zaman dilimi vardır. İnsan üç zaman diliminde yaşar. Geçmiş zaman, şimdiki zaman ve gelecek zaman. İnsan mahlûkatın mükerremidir.
İnsan, kendi iradesiyle kendini çaresizliğe düşürürse; ona da kendi düşen ağlamaz denir. Hiçbir zaman unutmayın! Çaresizseniz, ÇARE sizsiniz.
|