|
Durmuş GÖKTEKİN
“Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik, güzellik ver, ahirette de iyilik güzellik ver” (Bakara 201) Elimizdekini gönlümüze düşürme! Elimizde verdiklerin olsun, gönlümüzde sen bulun! Bu işin sırrına erenlerden eyle! “Ya Rab! Elimizde çok eyle, gönlümüzde yok eyle” Sen her şeye sahipsin, ben ise fakrımla sana muhtacım. Verdiklerinden vermeyi nasip eyle! Nifaktan uzak, infaka yakın eyle!
Mü’mini kafirden iman ayırır. Ya mü’mini münafıktan ne ayırır? Mü’minin münafıktan ayrılması da infak iledir. Ne gariptir ki mü’min infak, münafık nifak köklerinden gelmektedir.
Kainatta her şey bir tertip ve düzen üzerine yaratılmış. Her şey birbiriyle yardımlaşma hallinde. Güneş toprağa, toprak nebatata, nebatat hayvanata! Su, hava hep birbirleriyle yardımlaşıyor. Dönüp her şey insana yardım ediyor. Yani insanın emrine verilmiş. Akıl sahibi insan, olup biten bu hadiselere karşı ibret nazarlarıyla bakar ve içindeki yardım duygusunu harekete geçirir. Bu duyguyla insan insana yardıma koşar.
İnfak, insanın sahip olduğu nimetlerden muhtaç olanlara vermesidir. Muhtaç olanın geçimini sağlamak üzere yapılan yardım manasına gelmektedir.
İnfak, İman eden, namaz kılan her Müslüman’ın olmazsa olmazlarındandır.
İman derecenizi kontrol etmek istiyorsanız, namazla infak seviyenize bakınız.
Bunlarda bir seviye tutturamamışsanız iman ışığınız sönmek üzeredir.
İnfak önemli bir ibadettir. Çünkü:
İman ve namaz kalbinizi uyandırır, bu uyanma sizi harekete geçirir. Bu hareket kalbe sevgi dalgaları yayar. Sevginin en açık göstergesi, elindeki nimetleri başkalarıyla paylaşmaktır. Paylaştığınız nimetlere bereket gelir.
İnfak eden kimse nefsine karşı en tesirli eğitime başlamış olur. Vermek İlahi bir sünneti taklit etmektir. İnfak eden her Müslüman Allah’ı taklit ediyor demektir. Bu yüzden infak, insan ruhunu güçlendiren bir ibadettir.
İslam’ın ilk yıllarında Peygamberimizin (SAV): (Allah’ın verdiği nimetlerden başkalarına da veriniz… Güzel söz, güler yüz ve tebessüm bir sadakadır) buyurmuş. Böylece infak namazdan önce mü’minlere emredilmiştir.
İnfak paradan, maldan olduğu gibi; ilimden, güzel sözden, güler yüzden, sağlıktan, gençlikten de olur. Yani her nimetin şükrü kendi cinsinden yapılır.
İslam dininde yapılan mali yardımlar şöyle sıralanabilir.
1. Sadaka. Miktarı veren tarafından tayin edilir. Fıtır sadakası, adak sadakaları, ile yemin ve oruç karşılığı sadakalar da aynı gruptan maddi yardımlardır.
2. Zekat: Belli bir mali gücü olan her Müslüman’ın kazanç ve malından % 2.5 tutarında verilen miktardır ve zorunlu bir ibadettir. Verilmediği takdirde malının ve kazancının tamamı haram olur.
3. İta: Verme ve ödeme anlamına gelen, büyük ölçekli mali yardımdır. Yetim kızları evlendirmek, fakir genç erkeklere sermaye vermek, zorda ve darda kalan bir insanın borcunu karşılamak gibi. Bunları Vakıflar, hayır kurum ve kuruluşları ile kamu yararına yapılan bağışlar olarak zikredebiliriz.
İnfak kadar kurtuluşa ermeyi, mutlu olmayı, toplumda huzur sağlamayı, hızla gösteren bir başka ibadet yoktur. Hangi cins infak yaparsanız yapınız anında mutlu olduğunuzu hissedersiniz. Çünkü infak nefsin her türlü kötülüğüne mühim bir ilaçtır. Mutsuzluğun başta gelen sebeplerinden biri cimrilik ve pintiliktir. İnfakın her türlüsü bunu ortadan kaldırır. İnfakla gönül kapısı açılır, içeri giren manevi huzur bulur. İnfak edene rahat ve keyif verir. İnfakla hidayet kapıları açılır. Gözyaşları diner. Hiçbir eğitimle düzeltilemeyecek vahşilikler infakla bertaraf edilebilir.
İnfak toplumda cankurtaran simidi gibidir. Kim ona tutunursa boğulmaktan kurtulur. İnfak hangi şekilde olursa olsun gönülleri sonsuzluğa açan ilahi bir hikmet kapısıdır. Gönül kapıları açık olan; yetimler, garipler, çocuklar, dertliler, zulme uğramışlar, hastalar, gönül erleri ve Allah’ın seçkin kullarıdır. İnsan yetiştirmede yapılacak infak da bunların başında gelmektedir. Bir canda, sizin de can yonganız bulunsun istemez misiniz?
|