|
Durmuş GÖKTEKİN
Diyanet İşleri Başkanlığımız, her yıl Ekim ayının ilk haftası, (01-07 Ekim tarihleri arası) nı “Camiler Haftası” olarak ilan etmiştir. Bu sebeple yazımın başlığını “Camiler Haftası” koydum. Camilerimiz hayatımızın bir parçasıdır. Beş vakit biz onun içindeyiz, o da bizim içimizdedir. Biz onda hayat buluyoruz. O da bizimle güzelleşiyor. Camilerin süsü ve ziyneti cemaatidir. Camiler bize huzur ve saadet bahşeden mekanlardır. Biz de camilerimizi imar edip güzelleştirerek mutluluk duyuyoruz. Camiler huzur ve sükunet yerleridir. Çünkü camiler Allah’ın evleridir. Camiye giden Müslüman Allah’ın aziz misafiridir. Müslüman Allah’ın vaat ettiği ikramların huzur ve sükunetine kavuşuyor camide. Ev sahibi gelen misafirlerine ikramda bulunduğu gibi Allah da camiye gelen müminlere mükafatta bulunuyor.
Geçmiş yıllarda Makedonya’ya ziyarete gitmiştim. Bölgeyi gezerken bazı yerlerde yalnız cami gördüm. Başka hiçbir şey yoktu. Sorduğumda; oraları Müslüman Arnavutlar yerleşim yerleri yapacakmış. Önce cami yapıyorlar, sonra evlerini yapıyorlarmış. Manası; bu alan Müslümanlar için yerleşim yeri olacaktır anlamındaymış. Camiler ve minareler yeryüzünde, Müslümanların bulunduğu yerleri gösteren bir semboldür. Onun için camiler, minareler, ezan, bayrak önemli. Bunlar bizim harcımız, yapıştırıcımızdır.
Camiler; dili, rengi, ırkı, makamı, mevkisi, rütbesi ne olursa olsun, fakir zengin, genç ihtiyar, köylü, şehirli ayırımı yapmadan bütün Müslümanları bir araya toplayan, kaynaştıran, cemaat yapan yerlerdir.
İnsan kendine döndükçe huzur bulur. Camide istediğini bulduğu için huzurlu oluyor insan. Camiler ve mezarlıklar bütün farklılıkları kaldırıyor. Yani herkesi eşitliyor. Bu eşitlik insana huzur ve sükunet veriyor.
Geçmişte camilerin tavanı düz ve zeminden girişliymiş. Osmanlı döneminde ve kültüründe camilere giriş basamaklarla olmuş ve tavan kubbe şeklinde yapılmıştır. Basamaklardan çıkan Müslüman yükseldiğini anlıyormuş, sonra gök kubbeye benzeyen kubbenin altına girince, kendini kainatın altında hissediyormuş.
Müslümanlar camileri külliye şeklinde yapmalıdırlar. Yani insana hizmet verecek her türlü bölümün içinde bulunması lazım.
Camilerin bakım, onarım ve temizliği Müslümanların halini anlatır. Onun için camilerin temiz, onarımlı ve sağlam olmaları önemlidir.
Bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da; derneklerimiz, hocalarımız ve halkımız camilerimizi kollayıp koruyacak, imar edecek ve bize yakışır bir vaziyette varlığını devam ettirecektir.
Allah, cami yaptırmanın önemini Kuran’da şöyle buyurur: “Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe iman eden, namazlarını dosdoğru kılan, zekatlarını veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte doğru yola erenlerden olmaları umulanlar bunlardır. Tevbe 9/18”
|