|
Durmuş GÖKTEKİN
Midesi doyan, beyni aç kalan insandan, iyilik beklenmez. İnsan beyni güzel şeylerle beslenmeden, insanın iyi şeyler yapmasını düşünmesi, tarlaya ekmediği buğdayı biçmeye benzer. Mahlukatın en üstünü olan insan, sabah kalkıyor akşama kadar maişet derdi ile dertleniyor. Herkes para kazanmaya ve karnını doyurmaya çalışıyor. Düşünüyorum, kuşlar da böyle yapıyor. Peki böyle yaparsam kuştan farkım olur mu? İnsan olduğuma göre kuş gibi olmamalıyım. Midemle beynime dengeli hizmet etmeliyim. Ortama bakınca, bu denge pek görünmüyor. Böyle olduğu için toplum büyük bir kargaşa içinde yaşıyor.
Zengin toplumlar fiziksel imkanlar için yoğun çaba gösteriyor. Bu yüzden zihinler ihmal ediliyor. İnsanlarda artan endişe, bağımlılık, depresyon ve sinirlilik gibi haller olumsuzluğa davetiye çıkartıyor. Olumsuz tutum ve davranışlar insanların sağılığını bozduğu gibi temel değerlerinin de kaybına sebep oluyor. Çevreye ve topluma zarar veriyor.
Birbirimizle daha az ilgilenir, daha az yardımlaşır, daha az işbirliği yapar duruma geldik. Üzüntülerimizle, içimizdeki boşluğu artırıp, problemlerimizi çoğaltıyoruz. Sürekli başkalarını suçlayarak, şartları tenkit ederek, kendimizi rahatlatmaya çalışıyoruz. Bu durum hem şartları ağırlaştırıyor, hem de zihnimizi karartıyor ve karıştırıyor. Nasıl iyileşeceğimizi, nasıl kuvvetleneceğimizi düşünemez duruma geldik. Yani; zihnimizi nasıl pozitif değerlerle dolduracağız düşüncesinden uzak duruyoruz.
İçimizdeki iyilik çekirdeğinin yeşermesine hizmet edersek, pozitif duygularımız doğal olarak ortaya çıkacaktır. Kalbimizden ve zihnimizden endişe ve sıkıntıları uzaklaştırmaya çalışırsak, pozitif enerjimizi koruyabiliriz. İnsan, iyiye, güzele ve doğruya bağımlı olmadığından yaygınlaşan kötülüğe bağımlı kalıyor.
Yaşayışımız sırasında içine düştüğümüz kötülüklerde gizlenen iyi halleri araştırıp bulmaya çalışmalıyız. Çünkü her sıkıntının arkasında bir ferahlık ve rahatlık vardır. Yılan ve akrep zehrini bünyesinde taşır. Ve onlar zehirlerini derman olarak kullanırlar. Bunlar akıl sahibi olan insana bir şey anlatmıyor mu?
Kendime dönebildiğim nispette tercihlerim artacaktır. Neden kendime zarar veren şeyleri seçeyim? Neden beni yükseltecek faydalı doneleri seçmeyeyim? Kalbimi özgürleştirirsem, pozitif duygularım bedenime yardım edecek, böylece pek çok kötülüklerden uzak olacağım.
Pozitif duygu ve düşünceler, insanlar arasında iletkenlik yapar. Elektrik akımı gibi akar. Bunlar insani özellikler ve güzellikler olarak ortaya çıkar. Hasta bir insanı ziyaret ettiğinizde pozitif netice verir. Hastanın iyileşmesi kolaylaşır, içinde bir rahatlık oluşur.
Kötülüğün yaygın olduğu gerçek. Fakat kötülüğe odaklanırsak yardım etme duygumuzu bitiririz. Dünyamızda kötülük olduğu gibi iyilik de var. Yapılacak iş; iyilerin birleşerek güç oluşturmasıdır. İyiler tek kalırsa, kötüler nefes aldırmaz. Sevgi içimizdedir. İnsanlar sevgiye hasrettir. Sevgi ilaç gibidir. Sevdiğiniz insan iyileşir, mutlu olur. Sevgi, doğal bir hayat biçimidir. Sevgiyi doyarak yaşadığımızda mutluluğumuz artar. Çevremizdekilerde de yumuşama olur. Olumsuzlukların çoğunda sevgi eksikliği vardır. Olumsuzluk kısır bir döngüdür. Sahibinin enerjisini tüketir, iyiliğini azaltır. Bunu fark eden olumsuzluğu terk etmeli, pozitif olmaya dönmeli. Sevginin gücü bunları yapmaya yeterlidir.
|