Yazarlar
Cemil ARIKAN
HAC YOLCULUĞU | HAC YOLCULUĞU |
|
|
|
| Monday, 03 November 2008 | |
|
Cemil ARIKAN Günde beş vakit yöneldiğin; “Kıblem” dediğin; Kâinat’ın Sultanı ile mükâlemende odak noktası ittihaz ettiğin yere giderken neler hissetmelisin? Hacer-ül Esved’i, Mültezem’i, Makam-ı İbrahim’i görmeye; yavrusuna bir yudum su bulabilmek için çaresizce çölde bir Safa’ya, bir Merve’ye koşturan Hz. Hacer’in duygularını yaşamaya aday bir Müslüman olarak sen neler hissetmelisin? Kâinatın, yüzü suyu hürmetine yaratıldığı; “levlâke hitabına mazhar” Habîbullah’ın ayak bastığı topraklara yüz sürme bahtiyarlığına aday bir mü’min olarak neler hissetmelisin? Günler ve geceler boyunca “kâinatın merkezi”ne karşı oturup, “kâinat’ın Yaratıcısı”nı düşünen Habîbullah’ın tırmandığı tepelere tırmanmaya, yaşadığı mağaraları görmeye aday bir mü’min olarak neler hissetmelisin? Bedr’i, Uhud’u Hendek’i, Hudeybiye’yi; Gar-ı Hira’yı, Gar-ı Sevr’i görmeye, hayalen de olsa yeniden yaşamaya aday bir insan olarak neler hissetmelisin? Arafat’da mahşerin provasını yapmak üzere hazırlanan bir mü’min neler hissetmelidir? Dünyanın dört bir yanından aynı gaye, aynı heyecanla; aynı yerleri görmek, aynı halleri yaşamak için çoluk çocuğundan, eşinden dostundan ayrılıp gelmiş; renkleri farklı, dilleri farklı kardeşlerinle kucaklaşmaya aday bir Müslüman neler hisseder? “Kim Allah için hacceder de bu sırada kötü söz ve davranışlardan sakınırsa, annesinden doğduğu gün gibi (temiz ve günahlarından arınmış olarak evine) döner” (Buhari, Hac, 4; Müslim, Hac, 438) Buyuran bir peygamberin ümmeti olarak, böyle bir imkâna kavuşmanın arefesinde; pişmanlık duyduğun günahlarından kurtulma, hatalarından sıyrılma, yepyeni bir insan olma ihtimali önünde dururken insan neler hisseder? Senin tanıdıkların, komşuların, arkadaşların, husûsan aynı yolun yolcusu, aynı dâvânın savunucusu olduğunu söylediğin, Risale-i Nur Kardeşliği ile bağlandığın kardeşlerin, seni duada vekil yapıp isteklerini sana havale etmişken, seni elçi bilip seninle Habîbullah’a selâm göndermişken, seni aslâ lâyık olamadığın böyle bir makama lâyık görmüşken sen neler hissetmelisin? Neler duymalısın? “Heyecan” kelimesine hangi duygularını sarıp sarmalamalı ve hangi buğulu göz, hangi titreyen kalb ile bu duygularını ifade etmelisin?
Tags: Hac Hac Yolculuğu Kabe Hac Farizası Heyecan Kıble
Bu Yaziyi Tuttum!
Kaydet/Paylas
Bunu Email'lemem Lazim!
Hit: 4481 Yorumlar (2)
![]() Yazan; Bilâl TUNÇ, November 04, 2008
Cemil ARIKAN Bey Kardeşimiz, firkatli ve hirkatli bir Hak âşıkının hissiyâtını dile getirmiş. Rabbim o heyecânı, o duyguları hissetmeyi bizlere de nasip eylesin!..
Yazan; Baki ÇİMİÇ, November 06, 2008
Muhterem Cemil ağabeyim,çok duygulu ve hasretle kavuşmayı beklediğimiz hac yazınızı iştiyakla okudum.O latif uslubunuzla inşallah daha çok yazınızı ve şiirlerinizi okumak dileğiyle Allaha emenet olunuz.
Abdulbaki Yorum Ekle!
|
| < Önceki |
|---|